John Bolton, Donald Trump döneminde ulusal güvenlik danışmanı olarak görev yapmış, bir kitap projesi kapsamında derlediği belgeleri saklamakla ilgili bir suçtan suçunu kabul etti. Başlangıçta 18 ayrı suçlamayla yargılanan Bolton, önce suçsuz olduğunu savunmuş, ancak Cuma günü tek bir suçlamayı, yani gizli bilgileri yasa dışı biçimde elinde bulundurma suçunu kabul etti.
Söz konusu belgeler, yüksek gizlilik derecesine sahip savunma konularını içeren günlük kayıtlarını kapsıyordu; bazıları en üst düzey “top secret” sınıflandırmasına sahip. Savcılık, bu belgelerin Bolton tarafından aile üyelerine gönderildiğini iddia ediyor. Mahkeme salonunda Bolton, yaptığı hatayı kabul ederek mahkemeye özür diledi. 2019 yılında Trump yönetiminden görevine son verilen Bolton, 2020 yılında yayımlanan “The Room Where It Happened” adlı anı kitabında Trump’ın dış politika kararlarını eleştirmişti. Kitabın yayımlanması öncesinde Beyaz Saray, içeriğin gizli bilgiler barındırdığı gerekçesiyle mahkemeye başvurarak yayını engellemek istemiş, ancak talebi reddedilmiş ve eser yayınlanmıştı.
Kitabın yayımlanmasının ardından ABD Adalet Bakanlığı, Bolton’un gizli belgeleri yanlış bir şekilde sakladığı ve bazılarını iki akrabasıyla paylaştığı iddialarını araştırmak için soruşturma başlattı. Savcılık, Bolton’un bu eylemleri nedeniyle beş yıla kadar hapis cezası alabileceğini belirtiyor; ancak mevcut anlaşma, cezanın hapis dışı bir şekilde gerçekleşmesine olanak tanıyabilir. Hukuk uzmanları, yüksek rütbeli bir görevlinin gizli belgelerle ilgili suçlanmasının nadir ancak tamamen yeni bir durum olmadığını vurguluyor.