Yapay zeka rekabeti artık sadece yazılım firmalarını ilgilendiren bir mesele olmaktan çıkmış, teknoloji devlerinin veri merkezi projelerine hız katması, yarı iletkenlerden elektriğe, tüketici elektroniğinden inşaat sektörüne kadar pek çok alanda maliyet artışına yol açıyor. Columbia Üniversitesi ekonomisti Stijn Van Nieuwerburgh, yapay zeka altyapısının kurulmasını "son derece fiziksel bir süreç" olarak nitelendiriyor. Van Nieuwerburgh, 2032 yılına kadar bu altyapıya yaklaşık 8 trilyon dolar yatırım yapılabileceğini öngörüyor.

Gelişmiş yapay zeka modellerinin çalıştırılması için yalnızca güçlü yazılımlar yeterli değil; binlerce gelişmiş çip, yüksek kapasiteli bellekler, sofistike soğutma sistemleri, fiber ağlar ve yedek enerji altyapıları da gereklidir. Alphabet, Amazon, Meta, Microsoft ve Oracle’ın bu yıl toplam sermaye harcamasının 741 milyar dolara ulaşması beklenirken, geçen yıl 410 milyar dolar harcanmıştı. Bu büyük ölçekli yatırımlar, oyun konsolları, otomobiller ve diğer tüketici elektroniği ürünlerinde de kullanılan aynı bileşenlerin talebini artırarak tedarik zincirlerine baskı ekliyor. Nintendo, Microsoft ve Sony ürünlerinde fiyat artışına giderken Apple da bazı ürünlerinde belirgin fiyat yükselişleri gerçekleştirdi; iPhone 18 Pro için yapılan hesaplamalar, bellek maliyetinin telefonun toplam maliyetinin 4'te 1'inden fazlasını oluşturacağını gösteriyor. Resmi verilere göre ABD'de bilgisayar yazılımları ve aksesuarlarının tüketici fiyatları mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 15 yükselirken, toptan satışta elektronik bileşenler ve aksesuarlar yüzde 27 zamlandı.

Yapay zeka yatırımları sadece donanım maliyetlerini etkilemekle kalmıyor; veri merkezlerinin inşasında görev alan uzman iş gücüne olan talep de ücretleri artırıyor. ABD'de elektrik tesisatı ve kablolama alanında çalışan yüklenicilerin ücretleri nisan ayında yıllık bazda yüzde 6,5 artarken, aynı dönemde özel sektör genelindeki ücret artışı yüzde 3,6 seviyesinde kaldı. Goldman Sachs, veri merkezlerinin yüksek elektrik tüketimi nedeniyle 2030'a kadar ABD'deki elektrik talebi artışının yaklaşık yarısını oluşturabileceğini tahmin ediyor. Bu artan talebin, yakın vadede tüketicilerin elektrik faturalarının yılda yaklaşık yüzde 6 yükselmesine yol açabileceği öngörülüyor.