Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 10 Temmuz 2024 tarihinde Hür‑Dava Partisi (HÜDA PAR) tarafından sunulan kanun teklifi, Türkiye‑İsrail çifte vatandaşlığına sahip kişilerin, İsrail ordusuna katılarak Gazze’de işlenen “soykırım” suçlarına iştirak etmeleri halinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmasını ve mal varlıklarına el konulmasını öngörüyor. Teklif, TBMM Genel Kurulu’nun görüşmesi için gündeme alındığını ve AKP oylarıyla kabul edildiğini bildiriyor. HÜDA PAR milletvekilleri Zekeriya Yapıcıoğlu ve Serkan Ramanlı, açıklamalarında “Türkiye’nin 23 Mart 1950 tarihli ve 5630 sayılı kanunla onayladığı Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi” çerçevesinde, çifte vatandaşların bu suçları işlediği takdirde vatandaşlıklarının iptal edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Teklifin gerekçesinde, parti yetkilileri “Türkiye pasaportu taşıyan binlerce kişinin, siyonist İsrail’in Gazze’deki soykırımına fiilen iştirak ettiğini” ve “en az 4 000 kişinin Gazze’ye giderek aynı suça ortak olduğunu” iddia ediyor. Bu rakamların kaynağına dair resmi bir istatistik bulunmamakta; iddialar, parti temsilcilerinin basın açıklamalarına dayandırılıyor. Ayrıca, teklifin bir bölümü, vatandaşlık iptaliyle birlikte elde edilen mal varlıklarının “Aile ve Gençlik Fonu”na aktarılmasını öngörüyor.

Medya raporları, çifte vatandaşlık konusunun kamuoyundaki tartışmasını bireysel örneklerle de destekliyor. 2022 yılında İsrail doğumlu iş insanı Lior Ahituv’un, 29 Temmuz 2022’de Türk oyuncu Ege Kökenli ile evlendiği ve 2026’da çiftin anne olduğunu duyurması, Ahituv’un 2009’dan beri İstanbul’da yaşadığı ve iş faaliyetlerini burada yürüttüğü bilgileriyle gündeme geldi. Kaynaklar, Ahituv’un “Türkiye’de yaşayan İsrail doğumlu iş insanı” olduğunu ve dinine ilişkin güvenilir bir açıklama bulunmadığını belirtiyor. Bu tür bireysel profiller, HÜDA PAR’ın genel iddialarıyla doğrudan ilişkilendirilmemekle birlikte, çifte vatandaşların Türkiye’deki sosyal ve ekonomik varlıkları hakkında bir perspektif sunuyor.

Diğer medya organları, “Türkiye’den İsrail ordusuna giden çifte vatandaşlar” ve “İsrail ordusunda 112 Türkiye vatandaşı terörist” gibi başlıklarla çeşitli listeler ve iddialar yayımlamış. Ancak, bu iddiaların doğruluğu teyit.org, Doğruluk Payı gibi bağımsız doğrulama platformları tarafından henüz bağımsız bir şekilde doğrulanmadı. Bu bağlamda, mevcut kanıtlar, HÜDA PAR’ın yasa teklifinin içeriği ve partinin kamuoyuna sunduğu sayısal iddialar ile sınırlı; çifte vatandaşların gerçek sayısı, bireysel katılım düzeyi ve yasal sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda resmi bir veri bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, 2024‑2025 döneminde TBMM’de tartışılan yasa teklifi, Türkiye‑İsrail çifte vatandaşlarının olası askeri katılımları üzerine vatandaşlık iptali ve mal varlıklarına el koyma gibi yaptırımlar içeren bir düzenleme getirmeyi amaçlıyor. Teklif, hâlen görüşülmekte ve uygulanması halinde mevcut yasal çerçeveye ek bir düzenleme getirebilir. Ancak, parti tarafından öne sürülen sayısal iddiaların bağımsız doğrulaması yapılmadığı sürece, bu konudaki kamuoyundaki algı ve gerçek durum arasında net bir ayrım yapmak mümkün değildir.